ziyaretci sayacı


Aktif :
Bugün :
Toplam :
Anasayfa
Cennetten Gelen Koç

Allah Teâlâ buyuruyor:

"Vakta ki(o zaman ki) İbrahim'in oğlu kendisiyle beraber maişet işlerinde sa'y edib pederine yardım eder oldu, İbrahim şefkatle oğluna rüyasını anlatmağa başladı:

- Ey oğulcuğum, ben rüyada görüyorum ki, Allah teâlâ'ya kurban
için ben seni kesiyorum(kurban ediyorum). Sen şu rüya hakkında ne düşünürsün? Cenab-ı Allah'ın şu ihtilasına sabır eder misin, yoksa etmez misin?"
 (Saffat: 102)

Fahri Razı, Hazin ve Kadi'nin beyanlarına nazaran İbrahim -aleyhisselam- leyle-i terviyede (arefe gününden bir gece evvel) bu rüyayı gördü. Fakat şeytanî mi rahmani mi olduğunda tereddüt etti. Arefe günü tekrar görünce rahmanî olduğunu bildiğinden o güne "Arefe" denilmiştir. Üçüncü günü tekrar görünce emr-i ilâhî'nin katî olduğunu bildiğinden ve kurban kasdeylediğinden o güne "Yevm-i Nahr= kurban günü" denilmiştir.

İbrahim aleyhisselam, ip, bıçak ve balta alıp odun getirmek için dağ başlarına gideceklerini oğlu İsmail'e söyledi.

Mina denilen mahalle varınca, İbrahim aleyhisselam rüyasını oğluna hikaye ile taraf-ı ilahî' den böyle bir ibtila ve imtihan olunduğunu beyan ile oğlunun reyini sorarak istişare eyledi.

Ayet-i kerime de:

"İbrahim, oğlunu kurban etmekle memur olduğunu beyan edince oğlu:

- Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah sen beni sabredici kimselerden bulursun, dedi. Ne zaman ki baba -oğul her ikisi de ilahî emre inkıyad da ittifak etdiler. Böylece ikisi de Allah'a teslimiyet gösterip, babası oğlunu, alnı üzerine yatırınca; Biz: "Ey İbrahim! Rüyanı doğruladın' işte Biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.'  (Saffat, 102-105)

İbrahim aleyhisselam teveccüh-i tam ile Hak Teâlâ ve Tekaddes hazretlerinin canib-i manevisine teveccüh etti, yöneldi ve dergah-ı ulühiyyetde kurbiyyet-i maneviyyeye nail oldu.

Beyzavî'nin beyanı veçhile, bu vak'a Mina'da huccacın kurban bayramının birinci günü kurban kestikleri mahalde olmuştur.

İbrahim aleyhisselama kesmek istediği oğlu İsmail şöyle dedi:

- Ey babacığım, seni hareketimle rahatsız etmemem için ipimi iyi bağla, kanımdan üzerine sıçramaması, kanımı görüp annemin mahzun olmaması ve bu sebeple ecrimin noksanlaşmaması için üzerimden elbisemi çıkar. Bana daha kolay olması için de bıçağı boğazıma çabuk sür. Çünkü ölüm zordur. Anneme gittiğinde benden ona çok selam söyle. Eğer münasip görür iseniz gömleğimi anneme verin. Olabilir ki annem bununla teselli bulur.

Bunun üzerine İbrahim aleyhisselam, oğlu İsmail aleyhisselam'a şöyle dedi:

- Sen Allah'ın emrini yerine getirmekte ne iyi yardımcısın evladım!

Hazret-i İbrahim, oğlunun dediklerini yaptı. Alnından öptü. Ağlayarak onu bağladı. Sonra bıçağını alıp boğazına çalmağa başladı. Fakat bıçak kesmedi.

O anda İsmail babasına şöyle dedi:

- Ey babacığım, yüzümü yan tarafa çevir. Zira sen yüzüme bakarsan belki sende bir acımak duygusu belirir de Allah'ın emrini yerine getiremezsin. Ben de nahoş bir harekette bulunmamak için bıçağa bakmayacağım.

İbrahim aleyhisselam bunu da yaptı. Sonra bıçağı boynuna koydu. Fakat bıçak tersine dönüyordu, işte bu anda şöyle bir nida geldi:

"- Ey İbrahim! Muhakkak ki rüyanı doğruladın! İşte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız." (Saffat, 105)

İbrahim aleyhisselam baktı ki, kendisiyle konuşan Cebrail aleyhisselam Hak Sübhanehu ve Teâlâ Hazretlerinin emriyle cennetten koçu alıp makamından, Allahu Ekber, Allahu Ekber diyerek gelmeğe başladı, İbrahim aleyhisselam Cebrail'in tekbirini işittiğinde bildi ki, müşkilinin halli geliyor. La ilahe illallahu vallahu ekber deyip, Rabbu'l-alemin'i tevhid ve tekbir eyledi, İsmail -aleyhisselam- da yattığı yerde Cebrail -aleyhisselamın tekbirini ve babasının tevhid ve tekbirini işitince bildi ki, Rahman olan Allah Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin rahmeti zuhur etti. O da, Allahu Ekber ve Lillahilhamd diyerek tekbir ve tahmid eyledi.

İşte bu ümmete Arefe günü sabah namazından eyyam-ı teşrîk'ın son günü ikindi namazına kadar 23 vakit namazın farzını edadan sonra bu tekbiri getirmek vacib oldu.

Cebrail aleyhisselam makamında tekbire başlayıp tamamında yere indi ve İbrahim -aleyhisselam-'a:

- Hak Teâlâ sana selam edib buyurdu ki, bu koçu kulum İsmail için feda ve zebh eylesin, ikisinden de kabul ettim" deyip kerem ve mayetini tebliğ buyurdu.

 

M. Sâmi Ramazanoğlu

Seyyid Muhammed Karamani ks Kimdir?
Hava Durumu
Ziyaretçilerimizden Gelen Mesajlar
Kayıtlı Video Bulunmamaktadır.
tarih
Hakkımızda

Hakkımızda
Misyon
Vizyon
İletişim

Telefon : 05446885258

Adres : İmaret Mah. 154. Sokak 7/1 Merkez KARAMAN
© Copyright 2012 Her Hakkı Saklıdır
Proteks Bilisim Teknolojileri
Aktif :
Bugün :
Toplam :