ziyaretci sayacı


Aktif :
Bugün :
Toplam :
Yolumuzun Adabı 2

Kadiri Tarikatında Yüce Allah cc Vasıl Olma Yolları ve Adabı - 2

Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve rahim olan yüce Allah’ın adıyla

Pek aziz ve muhterem kardeşlerim, bu haftaki sohbetimiz de yolumuzun adabı konulu tasavvuf derslerimizin ikincisini işlemeye devam edeceğiz.

Bir gün sultanımız Seyyid Abdulkadir Geylani (k.s.) Hazretlerine sorarlar;

Efendim, bir müridin mürşidinden feyz alması için olmazsa olmaz şatları nelerdir?

Sultanımız, sorunun muhataplarına şöyle cevap verir;

Evlatlarım;

Bir müridin olmazsa olmazı şu üç şarttır; bunlar bir ehli irfanda mutlaka bulunmalıdır.

1 - İhlas

2 - Muhabbet

3 – Teslimiyyet 1

Sevgili kardeşlerim, Pir Hazretleri (k.s.) bizlerin yolumuzdan, mürşidi kâmilimiz den nasıl istifade edeceğimizi üç ana başlıkta toplamış ve bir reçete yazmıştır. Şimdi gelin bu reçeteyi beraberce birinci maddeden başlamak sureti ile inceleyelim.

1 - İhlas

Sevgili kardeşlerim,

Bir ehli irfanın bütün işleri ihlas ölçüsünde olmalıdır. Yani yapmış olduğu bütün amellerini Allah için yapmalıdır. Zira ihlassız yapılan hiçbir amelin Allah cc yanında değeri yoktur. Onun içindir ki, Pirimiz (k.s.) ihvanının feyz alması için ilk şartın, ihlas olduğunu ve ihlas olmadan yol alınamayacağını bize bildiriyor.

Kardeşlerim, bir ehli irfanın kalbi ihlaslı olmazsa, onun kalbine feyz, aşk, muhabbet gelmez,  ehli irfan ihlas elbisesini giymemiş ise, onun kalbine yüce Allah’ın feyzi tecelli etmez. Zira kalp, nazargah’ı ilahidir, yani yüce Allah’ın nazar ettiği tek mekândır.

Bir hadisi kutside bu hakikat şöyle dile getiriliyor;

Ben ne göklere ne de yere sığarım; Ben ancak mümin kulumun kalbine sığarım. 2

Kardeşlerim, yüce Rabbimiz mekandan  ve zamandan münezzehtir. Burada ki kast edilen, Allah’ın nurunun, feyzinin, aşkının o kulun kalbine tecelli etmesidir. Bu tecelli vesilesi ile o kuluna yüce Allah sevdiği, hoşlandığı, razı olduğu ameli salihleri işletmesidir.

Sevgili kardeşlerim,

Bir ehli irfan, mürşidini yalnız Allah rızası için sevmeli ve şeyhine karşı her daim samimi olmalıdır. Bu samimiyetinin gereği ise; intisap ettiği mürşidine bütün varlığı ile teslim olmalıdır. Hatta bütün âlem mürşit ile dolu olsa o yine de kendisini terbiye ve irşat edicisi sadece kendi mürşidi olduğunu bilmeli, bu düstur üzere ihlasını korumalıdır. Hatta her gün Hızır (a.s.) ile görüşse her gün rüyada Hazreti Peygamber (s.a.v.) i görse o mürit şunu demelidir;

Vallahi bu haller bu gördüklerim benim gayretimden, çalışmamdan, değil,  bu evvela mürşidimin himmeti sonra yolumun pirimin bereketiyle oldu, demelidir. İhlas ölçüsünü hiçbir zaman bozmamalıdır ve bu manevi halden kendi nefsine hiçbir pay çıkarmamalıdır.

Konumuzla alakalı olarak şahı Nakşibendi Hazretlerin den  (k.s.) bir hatıra anlatılır;

Şahı Nakşibendi Hazretleri, bir gün mürşidi Seyyid Emir Külal Hazretlerini ziyarete gidiyordu.  Yolda karşısına Hızır (a.s.) çıktı ve kendisini meşgul etmek istedi. Şahı Nakşibendi Hazretleri Hızır (a.s.)’a hiç iltifat etmedi. Ne kadar uğraştıysa da yolundan döndüremedi sonunda kendisinin Hızır (a.s.) olduğu söylemek zorunda kaldı.

Bunun üzerine; Şahı Nakşibendi Hazretleri buyurdular ki; Ben sizin Hızır olduğunuzu zaten biliyorum. Fakat benim size ayıracak ne vaktim nede sevgim var. Benim bir kalbim var onu da mürşidime verdim. Başkasına verecek ikinci bir kalbim yok, dedi ve yoluna devam etti.

Şeyhinin huzuruna çıkınca; Seyyid Emir Külal Hazretleri yolda başından geçenleri şahı Nakşibendi Hazretlerine hatırlattı ve Hızır (a.s.) verdiği cevaptan dolayı memnuniyetini bildirdi. 3

Sevgili kardeşlerim,

Şunu sakın yanlış anlamayın biz bütün Allah dostlarını hiç ama hiç ayırmadan Allah için seviyoruz. Bu sevmemiz bizim imanımızın bir gereğidir. Fakat manevi yolda ilerlemek kalbin tezkiyesi ve terbiyesi için kalpte sadece bir mürşidi kâmile bağlanmalıdır. Her doktorun ayrı bir tedavi yöntemi vardır. Terbiyenin ve tezkiyenin gereği ancak gönlü bir mürşide teslim etmektir.

Sevgili kardeşlerim,

Son olarak şunu ifade edeyim ki; Bir ehli irfanın olmazsa olmaz birinci şartı yaptığı bütün ibadetlerin de ihlas ayarını hiç bozmadan tutturması ve her işini Allah’ın için yapmasıdır. İşte o vakit kendisine bütün manevi ekran açılacak, o ehli irfan artık on sekiz bin âlemi seyredecektir. Hani  İbrahim Hakkı (k.s.) diyor ya “Ben Semavatın yollarını, Tillo nun sokaklarından daha iyi biliyorum.”  4  işte bu hale gelmenin yolu ihlasdır.

Rabbim cümlemiz ihlaslı olan kulların zümresine ilhak eylesin âmin.

Hizmetkâr 02.09.14

Dipnotlar

1.     Nehrü’l Kadiriye, Seyyid Şeyh Dr. Muhammed Fadıl Geylani (k.s.)

2.     Deylemi, el-Firdevs, nr.4466

3.     Delilleriyle tasavvuf, Dr. Dilaver Selvi

4.     Marifet name, Erzurumlu İbrahim Hakkı (k.s.)

İrfan Meclisi Tasavvuf Serisi

Seyyid Muhammed Karamani ks Kimdir?
Hava Durumu
Ziyaretçilerimizden Gelen Mesajlar
tarih
Hakkımızda

Hakkımızda
Misyon
Vizyon
İletişim

Telefon : 0544 603 34 08

Adres : Kirişci Mah. İbrahim Baran Cd. Erdural İş Merkezi Kat:3 No:10 Merkez KARAMAN
© Copyright 2012 Her Hakkı Saklıdır
Proteks Bilisim Teknolojileri
Aktif :
Bugün :
Toplam :