ziyaretci sayacı


Aktif :
Bugün :
Toplam :
Hâkimin Dört Suçu!

Hâkimin Dört Suçu!

Bismillahirrahmenirrahim

Sevgi tecellisinin gereği olarak görüneni ve görünmeyeni olduğu gibi yaratan Allah’ın adıyla başlarım. Rahmeti bol, keremi ve ihsanı çok olduğu için bütün yarattıklarına karşı rahman olan Allah'ın adıyla başlarım. Kullarının seçkinlerine de rahim olan ve onları tevhidinin fezasına ulaştıran Allah'ın adıyla başlarım.(1)

      Hazreti Ömer( r.a.) Humus’un ileri gelenlerine bir mektup yazıp fakirlerin listesini isteyerek yardım edeceğini bildirdi. Humus’lular Şam ve civarında bulunan fakirlerin bir listesini gelip arz ettiler. Halife listeye baktığında listenin başında kadı olarak tayin ettiği Sa’d bin Amir’in ismini görüp listeyi getirenlere hâkiminin mali durumunu sordu. Onlar:

Hâkimimiz hakikaten gayet fakirdir. Çünkü rüşvet olacağı korkusundan, en küçük bir hediyemizi bile kabul etmiyor, dediler. Bu sözler halife Ömer’in hoşuna gitmişti: “Allah’tan bu kadar korkan hâkiminizin hoşunuza gitmeyen tarafları da vardır herhalde…” dedi. Onlar hâkimlerinden şikâyetlerinin de olduğunu ve bazı hallerinden memnun olmadıklarını söyleyerek kusurlarını şöyle sıraladılar:

1 – Vazifesine her zaman sabah namazından sonra başlaması lazım geldiği halde kuşluk vakti gelir.

2 – Hiçbir gece aramızda görmüyoruz. O hep kendi başına evine çekilir halkla münasebet kurmaz.

3 – Haftada bir gün, evinden dışarı bile çıkmaz!

4 – Şahit olduğu bir hadise aklına geldiği zaman baygınlık gelir ve üzüntüsünden hastalanır. O hadise ise ashabdan Hubeyb’in öldürülmesidir, dediler.

 

Humusluların şikâyetlerini sonuna kadar hazreti Ömer, onlara bir kısım erzak ve giyecek vererek gönderir. Hâkim Sa’d bin Amir’i de huzuruna davet eder. Ona humusluların bazı şikâyetleri olduğunu söyleyerek dört kusurunun sebebini sorar. O, durumunu şöyle izah eder:

“Birinci kusurum; ailem hasta olduğundan evin bütün işlerini bizzat kendim görüyorum ve bu sebepten vazifemin başına ancak kuşluk vakti gelebiliyorum,

İkincisi ise; gündüzleri halk için vazife gören bir kimsenin gece olunca Hak için vazife görmesine müsaade edersiniz herhalde.

Üçüncüsü ise; sırtımdakinden başka giyecek elbisem yoktur. Haftada bir gün giydiğim çamaşırlarımı yıkıyor temizlik işleri ile meşgul oluyorum. Hatta evimde bile üzerime alacak bir elbisem olmadığından yıkadığım çamaşırlarım kuruyuncaya kadar kimseyi görüşmeye bile kabul edemiyorum.

Hubeyb’in şehid edilmesini hatırlayınca bayıldığım ise doğrudur. Çünkü müşrikler Hubeyb’i asarlarken ben yanlarında idim. Belki mani olabilirdim, ama o zaman İslam la müşerref olmamıştım, sadece hadiseye seyirci kaldım. İşte bu hadise aklıma geldikçe kendimi tutamıyor mes’uliyetinden korktuğum için bayılıyorum, hastalanıyorum!”

Sa’d bin Amir’in r.a. bu izahatı karşısında halife gözyaşlarını tutamaz.

Sevgili kardeşlerim içerisinde bulunduğumuz bu asırda böyle adaletli insanlara ne kadar çok ihtiyacımız var değil mi?    Yüce dinimiz İslam her daim bizden adaletli olmamızı hayatımızın her alanında adaletle hükmetmememizi bize öğütlemektedir. Ehli irfana düşen vazife her zaman adalet ilkesine uymak ve adaletli olmaktır. 

Selam ve dua ile. 

Hizmetkar - 31.01.2013 

 

Seyyid Muhammed Karamani ks Kimdir?
Hava Durumu
Ziyaretçilerimizden Gelen Mesajlar
tarih
Hakkımızda

Hakkımızda
Misyon
Vizyon
İletişim

Telefon : 0544 603 34 08

Adres : Kirişci Mah. İbrahim Baran Cd. Erdural İş Merkezi Kat:3 No:10 Merkez KARAMAN
© Copyright 2012 Her Hakkı Saklıdır
Proteks Bilisim Teknolojileri
Aktif :
Bugün :
Toplam :