ziyaretci sayacı


Aktif :
Bugün :
Toplam :
Anasayfa
Rasulullah (s.a.v)'den Hayat Ölçüleri

Rahman ve Rahim olan Hazreti Allah (cc) adıyla

Hamd, alemleri yoktan var eden, yüce Mevlamız Hazreti Allah (cc)a, Salat u Selam Efendimiz, Önderimiz, Komutanımız, Resullerin En Mükemmeli, Peygamberlerin En Efdali Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e, Selam O’nun tertemiz ehli beytine, ashabına, ahbabına ve tüm ümmetine.

Pek Aziz ve Muhterem kardeşlerim;

Uzun bir aradan sonra İrfan Meclisimizde ki sohbetlerimize  kaldığımız yerden Rabbimizin izni ile tekrar devam edeceğiz. Bize bu imkanı lutfeden yüce Mevlamıza hamdolsun.

Kıymetli Kardeşlerim,

Allah’ın Resulü (s.a.v.) Efendimiz bir gün, sabahın erken vaktinde Mescidi Nebevi’de oturuyordu. Sahabe efendilerimiz de etrafında toplanmışlardı.

Allah Resulü (s.a.v.) Efendimiz meclisinde bulunan ashabına hitaben şöyle bir sual etti:

-Bugün içinizden hanginiz oruçludur?

Hazreti Ebubekir (r.a.);

- Ben ya Resullallah dedi.

Allahın Resulü (s.a.v.) Bu sefer;

 -Bugün, hanginiz bir cenazeyi takip etti, diye sordu ?

Henüz sabahın erken vaktiydi, ashab şaşırmıştı .

Ama Hazreti Ebubekir (r.a.);

- Ben ya Resullah  diye cevap verdi.

Hazreti Peygamber (s.a.v.)  Efendimiz :

- Bugün sizden kim bir fakiri doyurdu, diye sorularına devam etti?

Yine bu soruya da Hazreti Ebubekir (r.a.):

- Ben Ey Allah’ın Resulü diye cevap verdi.

Efendimiz (s.a.v.)  yine ashabına tekrar sordu:

 - Bugün içinizden hanginiz bir hastayı ziyaret etti?

Bu soruya da yine Hazreti Ebubekir (r.a.);

- Ben diye cevap verdi.

Bütün sorulara Hz Ebubekir'in cevap vermesine sevinen Allah’ın Resulü (s.a.v.) Efendimiz  tebessüm ederek şöyle buyurdu:

"Bu hasletler kimde toplanırsa, işte o kimse cennete girer. (Müslim , Fezail-üs Sahabe 12)

Kıymetli kardeşlerim;

Bugün Ümmeti Muhammed'in; Efendimiz (s.a.v.) in ashabına sorduğu sorunun cevabını vermeye her zamankinden daha çok ihtiyacı var.

Bugün ümmmetin içerisine düştüğü sıkıntıların temelinde sünnete göre yaşamayışımızın sebep olduğunu görüyoruz. Neden derseniz; bu hadisi şerifimizde Efendimiz (s.a.v.)  bize; ümmetin kardeşlik binasını ayakta tutan, yani bu kardeşlik binasının taşlarını birbirine bağlayan çimentonun Hazreti Peygamber'in sorup, Hz Ebubekir'in   de cevap verdiği soru ve cevaplarda saklı olduğunu bilmeliyiz. Geliniz başlık başlık sualleri değerlendirelim ve konunun biz neresindeyiz, acaba bu ameli bizler işleyebiliyor muyuz? Bunu kendimize beraberce soralım.

1. Sual

Eskiden Ramazan'a  ve oruç tutana bir saygı gösterilirdi. Şimdi ise Ramazan'da bile oruç tutan müslümanlardan çekinmeyen, onların oruçlarına saygı duymayan, aleni yiyip içen insanlar türedi bu memlekette. Eskiden Ramazan gelince, işyerini kapatan açsa bile iş yerini gazete ile kapatan bir toplum vardı. Şimdi ise, bütün bunlar terk edildi. Allah'ın emrine saygı duymayan ruhsuz bir toplum haline geldik. Ramazan ayı ve oruca saygı terk edildi. Hatta oruç tutmayanlar oruç tutanlardan anlayış ve saygı bekler oldu.

2. Sual

Eskiden bir cenaze olduğu zaman herkes iştirak eder ve cenaze sahibinin acısını üzüntüsünü paylaşırlardı. Hatta komşusunun cenazesi var diye aleni gülmez, eğlenmez,  sevinç gösterisi olacak her şeyden kaçardı. Öyle ki evinde televizyon bile açılmazdı.

Şimdi ise cenazeye ancak çok yakın tanık olursa iştirak ediliyor. Üzüntü paylaşmak bir kenara; kabristanda gülmek, para hesabı yapmak, boş boş lakırdı etmek, sanki ölüye fayda sağlayacak gibi hararetle yapılmakta.

Bir de eskiden cenaze evine komşuları, yakınları yedi gün yemek götürürlerdi. Onlar üzüntülü, yemek yapamaz diye. Şimdi ise cenaze sahibi ölüsüne mi üzülsün, yoksa "başınız sağolsun" a gelen açları mı doyursun şaşırmış durumda.

Bir şairimiz bu konuyu şöyle özetlemiş:

Cenaze evi ağlarken,

Yemekte neyin nesi,
Acısı döşleri dağlarken,
Yemekte neyin nesi

Herkesi uyarmak gerek,
Ölene yanarken yürek,
Lüp lüp etli ekmek börek,
Yemekte neyin nesi,

Boş gelenek boş savurma,
Matemli karın doyurma,
Etli pilavlı kavurma,
Yemekte neyin nesi,

Garibim gördüğünü yazar,
Şarlatan hocalar kızar,
Daha kurumadan mezar,
Yemekte neyin nesi.

 

3. Sual

Aziz kardeşlerim;

Hadisi şerifimizde, ümmet için hayati önem taşıyan, hiç ihmal etmememiz gereken bir tavsiye de birbirimizle iletişim kanallarımızı her daim canlı tutmamızdır. Bu kanallar canlı tutulmadığı için bu gün hiç kimsenin birbirinden haberi yok. Hasta mı, sağ mı, bir problem var mı acaba diye, kimse çevresindekiler ile ilgilenmiyor. Bu, çok yanlış bir durum. Ümmet-i Muhammed'e yakışmayan bir davranış biçimi.

Bakıyorum şöyle çevreme adamın annesinden, babasından yakın çevresinden haberi yok. İlgiyi tamamen kesmiş, bağları koparmış.  Soruyorum niçin böyle yapıyorsun? işte şu şunu dedi, bu bunu söyledi gibi sudan bahaneler. Yani eskilerin tabiriyle ceviz kabuğunu doldurmayacak meseleler.

Tabi bir de yaşlı annesini babasını huzurevine bırakıp evde kedi köpek besleyenler var. Bunlara da duamız; "Allah akıl fikir versin” den ibarettir.

Kardeşlerim!

Şartlar ne olursa olsun, kim ne demişse desin, yine bize yakışan, Müslümanlarla ilgimizi kesmemektir. Hadisi şerifte efendimiz son derece mühim konulara temas ediyor ve karşılığının da cennet olacağını haber veriyor. Böyle cennet garantili amelleri ümmet olarak nefsimiz ve şeytanın vesvesesi ile terk etmişiz ve aramızdaki sevgi ve kardeşlik bağlarını maalesef koparıp atmışız. Şöyle ki; bu asırda insanların birbiri ile bağı hep dünya menfaati, çıkar ilişkisi için olmuş. Eğer kişinin senden bir menfaati varsa ancak selam veriyor, hal hatır soruyor. Eğer bunlar yoksa, akrabası bile olsa tanımazdan geliyor. Hastalanmış, bir sıkıntısı varmış veya ölmüş, hiç umurunda olmuyor.  

Onun içindir ki kardeşlerim; Duygusuz, sevgisiz, merhametsiz bir toplum inşa ediyoruz. İnsanlar kalabalıklar içinde kendini yalnız hisseder olmuş.  Efendimizin (s.a.v.) bizim için hayati önem taşıyan ve cennet garantili bu tavsiyelerini hiç vakit kaybetmeden hayata geçirmeliyiz. Ümmet olarak ihmal ettiğimiz bu ölçülere tekrar dönmeliyiz ve yaptığımız bu yanlıştan dolayı Rabbimize tövbe etmeliyiz. Aksi halde ileride annesini babasını tanımayan,  akrabasını bilmeyen, komşu, arkadaş, ahbapla ilgilenmeyen, İslami değerleri hiçe sayan ruhsuz ve şuursuz bir nesil gelir de çok ah ederiz, Allah muhafaza eylesin.

Aziz kardeşlerim!

Üzülerek ifade edeyim ki; günümüzde geldiğimiz nokta bundan ibarettir. Biz Efendimizin hayat düsturlarını kendimize rehber edinmediğimiz müddetçe bu tarz sıkıntılar, sorunlar bizi meşgul etmeye devam edecektir. Gelin hep birlikte özümüze, gerçek kimliğimize, değerlerimize dönelim. Yıktığımız, viran ettiğimiz gönülleri tekrar kazanmaya çalışalım.  Akrabalık bağlarımızı, kardeşlik hukukumuzu ümmet bilinci içerisinde yeniden sağlamlaştıralım. Efendimiz (s.a.v.) in cennet garantisi verdiği bu ölçüleri kendimize düstur edinelim.

Kardeşlerim!

Burada sohbetime son verirken hepinizi aziz ve celil olan Allah(cc)'a emanet ediyorum.

13.09.2018

Seyyid Karamani

 

Seyyid Muhammed Karamani ks Kimdir?
Hava Durumu
Ziyaretçilerimizden Gelen Mesajlar
tarih
Hakkımızda

Hakkımızda
Misyon
Vizyon
İletişim

Telefon : 0544 603 34 08

Adres : Kirişci Mah. İbrahim Baran Cd. Erdural İş Merkezi Kat:3 No:10 Merkez KARAMAN
© Copyright 2012 Her Hakkı Saklıdır
Proteks Bilisim Teknolojileri
Aktif :
Bugün :
Toplam :