
"Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken: Ayağınıza takılan şeyleri toplayın! diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:
Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımıza takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım diyerek, hiçbir şey toplamamışlar.
İkinci grup ise; Madem komutanımız emretti, birazcık toplayalım! Emre muhalefet etmeyelim. Zira ordunun, komutanına itaat etmesi gerekir! diyerek az bir şey toplamışlar.
Üçüncü grup ise; Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmete mebnidir diyerek, bütün abalarını ağzına kadar doldurmuşlar.
Sabah olduğunda bir de bakmışlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar.
Bunu anlayınca, hiç almayan birinci grup: Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık diyerek pişman olmuşlar.
Az alan ikinci grup ise: Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık diye sitem etmişler kendilerine.
Çok alan üçüncü grup ise: Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımızı atsaydık, daha çok toplasaydık. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık! diyerek, fazla almalarına rağmen üzülmüşler."
İşte Ramazan da, İçerisi, bir eşi daha bulunmayan nadide parçalardan oluşan hazineler, az bir çalışmayla, belki de bir ömürde ancak kazanılabilecek sonsuz armağanlarla tıklım tıklım dolu Rahmanî bir sergi gibi ..
Hikayede pişman olan 3 grubu, Ramazana göre değerlendirip, hissemizi alalım inşaAllah..
Armağanı reddeden pişman,
Az alan pişman,
Çok alan yine pişman olacak;
Neden daha fazla almadım Neden her fuzuli işi erteleyip huzura durmadım, Rabbimle olmadım? Neden daha fazla yüreğe ışık olmadım? diye..
Son pişmanlığın faydası yok, biline..Dolu dolu 1 ay Ramazan önümüzde işte, sadece bir niyet.
İrfan Meclisi İlmi Araştırmalar Merkezi - Karaman 2026