ziyaretci sayacı


Aktif :
Bugün :
Toplam :
Anasayfa
Amelsiz İlmin Hiç Faydası Yoktur
23.09.2014

Rahman ve Rahim olan yüce Allah’ın adıyla

Pek aziz ve muhterem kardeşlerim

İçerisinde yaşadığımız şu asırda teknolojinin imkânlarının en üst seviyede kullanıldığı, ilim öğrenmek isteyene yüce Allah’ın bütün imkânları seferber ettiği, bir zamanda yaşamaktayız. Ne var ki; bütün bu maddi ve manevi imkânlara karşın, insanların bu konuda duyarsız, ilgisiz, olduklarını üzülerek görmekteyiz. Sanki,  Müslümanlar şu tarihi sözü unutmuş gibi “ Beşikten mezara kadar ilim öğrenin.”1 Bu söz zihnimizde her daim canlı tutulmalıdır.

Bizden önceki insanlar, ilmi at sırtında giderek insanlara ulaştırmışlardır. Çok zor ve imkansızlıklar içerisinde mücadele vermişler,  hatta, cumhuriyetin ilk yıllarında, Allah demenin suç sayıldığı, kuran okumanın yasaklandığı, çok af edersiniz, ahırlarda, samanlıklarda, gizli saklı yerlerde kuran okutmuşlar, ilmi mücadele vermişler. O günlerden Rabbimiz şimdi bizleri bu günlere taşıdı. Elhamdülillah. Aslında bu sohbetimizde “amelsiz ilmin hiç faydası yoktur”  konusundan bahsedecektim, böyle bir giriş yapıverdik.

Keramet mi ? İstikamet mi ?
28.08.2014

Rahman ve Rahim olan yüce Allah’ın adıyla

Pek aziz muhterem kardeşlerim,

İçerisinde yaşadığımız bu asırda insanların tezkiye ve terbiye veya başka bir ifade ile ihsan yolu, kurtuluş yolu, arınma, temizlenme, pak olma ,süzülme yolu olan manevi yolda yürürken, bu manevi yolun mürşidi kâmilinden beklentileri, değer ölçüleri değişmiş gibi görünmektedir. Yani insanlar bir tarikata arınmak için manevi kirlerinden temizlenmek için kalbi hastalıklarından kurtulmak için ihsan makamına yükselip Allah’ın sevdiği bir kul olabilmek için değil, keşfi keramet görmek için gelmektedir. Gerçek tasavvufta ise ölçü, istikamettir yani, bir mürşidi kâmilin kuran ve sünnete ne kadar bağlıdır, yaşantısı ile kuran ve sünnete ne kadar örnek oluyor, buna bakılmalıdır.

Bu konuda sultanımız Gavsul azam Seyyid Abdulkadir Geylani  (k.s.) Hazretlerinin şu tespiti çok mühim ve önemlidir;

 
Henüz Nişanlıyken Nikâh Kıymanın Hükmü Nedir ?
13.08.2014

Kıymetli kardeşlerim,

Dinimizde kolaylık adı altında çarpıtılan hususlardan bir kısmı da nişan, nikâh gibi evliliğe ait meselelerdir. İnsanlar “İslam kolaylık dinidir” adı altında dini kullanmakta ve şeytana büyük oranda kapı aralayabilmekteler. Bu da yanlış aile ilişkilerine sebebiyet verebilmekte, bekâr olduğunu zanneden evliler ortaya çıkmakta ve insanlar haberi olmadan zinaya bulaşabilmektedirler.

Bu meselede ele almamın gereken iki konu var aslında. Birincisi;

-          Nişanlıyken görüşmenin ölçüleri nelerdir?

Bu konuda kısaca bilinmesi gereken şudur ki; nişanın dini anlamda bir bağlayıcılığı yoktur. Yani nişandan önce yakınlaşmak, el ele tutuşmak, üçüncü bir kişi olmaksızın yalnız kalmak, ilişkiye girmek vs. nasıl haram idiyse, yine onlar nişanda da haramdır. Peygamberimizin ikazı açıktır: "Kim Allah'a ve Ahiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın. Çünkü bu takdirde üçüncüleri şeytandır. 1

Nefsimizi Tanıyalım - Cuma Sohbeti
18.07.2014

Bismillahirrahmanirrahim

Allah’ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Pek aziz muhterem kardeşlerim,
Allah cc bize her şeyi inceden inceye bildirmiştir. Bize düşen vazife Rabbimize nasıl yakın olurum, O’nun rızasına nasıl ulaşırım, diye çaba harcamak, bu uğurda mücadele vermektir. Fakat bunu yaparken de ilk önce şu ilkeye dikkat etmelidir. Nedir bu ilke? İlk önce nefsini tanımak, onun zaaflarını, onun hile ve tuzaklarını çok iyi bilmek, onun bize nereden ve ne zaman saldıracağının idrakinde olmak. Eğer düşmanı tanıyamaz isen, ona göre tedbir almaz, bu mücadelede yenilir mağlup olursun.

Bu konuda Emir ’al Müminin Hazreti Ali (r.a.) şu sözüyle bize rehber oluyor;

Allah Korkusu
16.07.2014

Bismillahirrahmanirrahim

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Sultanımız Gavsul Azam Seyyid Abdulkadir Geylani (k.s.) bir sohbetinde şöyle buyurdular;

Şayet Allah Teâlâ cennet ve cehennemi yaratmamış olsaydı bile; yine de o ‘kendisinden korkulmaya ve umulmaya en layık olan olurdu. O’nun rızasını isteyerek O’na itaat edin. O’na itaat ederken üzerinizde ki nimetini ya da azabını düşünmeyin. O’na itaat, emirlerini yapmak yasaklarından kaçınmak ve taktiratına sabretmekle olur.

O’na tövbe edin. O’nun huzurunda ağlayın, baş ve gönül gözyaşlarınızı akıtarak O’nun karşısında boyun bükün. Ağlamak bir ibadettir. Ağlamak o’nun karşısında boyun eğmenin en belirgin ifade biçimidir.

 

<<    1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45    >>
Seyyid Muhammed Karamani ks Kimdir?
Hava Durumu
Ziyaretçilerimizden Gelen Mesajlar
tarih
Hakkımızda

Hakkımızda
Misyon
Vizyon
İletişim

Telefon : 0544 603 34 08

Adres : Kirişci Mah. İbrahim Baran Cd. Erdural İş Merkezi Kat:3 No:10 Merkez KARAMAN
© Copyright 2012 Her Hakkı Saklıdır
Proteks Bilisim Teknolojileri
Aktif :
Bugün :
Toplam :