
SEN YÂ RABBÎ!
Bir mü’minin, gönül âleminden bir rahmet tevzî etmesi îcâb eder. Yani;
Kibir, enâniyet, dedikodu, iftira, yalan, israf, cimrilik ve emsali kötü hâller, bertarâf edilecek.
Gönül, rûhânî istîdatlarla inkişâf ettirilecek. Gönüller; cömertlik, merhamet, şefkat, hizmet, tevâzu, edep, hayâ ve vakar gibi hasletlerle tezyin edilecek.
Kalbin, ilâhî kameranın altında olduğu, idrak ve şuur hâline gelecek.
Böylece rahmet insanında; rakik bir kalp, duygu derinliğine nâil olan bir gönül hâsıl olacak, «mârifetullah»tan nasipler alacak.
Hazret-i Mevlânâ’nın gönül merhalelerinde yaşadığı ve; «Hamdım, piştim ve yandım!» şeklinde ifade ettiği bir olgunluk eğitimi gerçekleşecek.
Hâsılı mü’min;
Rahmet insanı olacak.
Bulunduğu yere huzur veren bir karakter ve şahsiyet tevzî edecek.
Yaşadığı zaman ve mekânda, âlemlere rahmet olan Peygamber Efendimiz’in temsilcisi olmanın gayreti içinde olacak.
Benliğini bertarâf edecek, dâimâ; «Ben» yerine; «Sen yâ Rabbî!» ifadesi hâlinde olacak.

Rahman ve Rahim olan Hazreti Allah cc adıyla
Hamd âlemleri yoktan var eden Yüce Mevlamız Hazreti Allah cc ‘a,
Salat ve selam O’nun Habibi Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa –sallâllâhu aleyhi ve sellem–‘e,
Selam onun temiz ehli beytine, ashabına, ahbabına ve tüm ümmetine.
Pek Aziz Ve Muhterem Kardeşlerim,
Bir ehli irfan yapmış olduğu bütün ibadetlerinin, amellerinin mahiyetini çok iyi bilmelidir ve ona göre, aşkla ve şevkle Rabbine ibadet, kulluk etmelidir. Bir Müslüman yapmış olduğu zikrullahın manasını, mahiyetini iyi bilirse, o vakit daha güzel, daha feyizli, Allah’ı zikreder. Onun için biz bu hafta ki dersimizde, her gün ferdi olarak, haftada ise devranı şerif olarak, icra ettiğimiz, kelimeyi tevhidin faziletinden bahsetmeye çalışacağız. Yüce mevlamız tesrini ziyade eylesin. Âmin.

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla
Hamd âlemleri yoktan var eden Yüce Rabbimiz Hazreti Allah cc, Salat ve selam O’nun Habibi Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa –sallâllâhu aleyhi ve sellem–’e Selam O’nun temiz pak ehli beytine, ashabına ve tüm ümmetine.
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Bu hafta ki dersimiz de ehli irfanın günlük virdi gibi görmesi gereken ve hiç aklından çıkarmaması lazım gelen: Aşkın Sultanı Veysel Karani Hazretlerinin ifadesiyle” Yattığın zaman ölümü yastığının altında, kalkıncaya karşında bil.” ölümü düşünmek, ölümü hiçbir an aklımızdan çıkarmak gerektiğini, açıklayacağız.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Hamd âlemleri yoktan var eden Hazreti Allah cc ‘a salat ve selam onun Habibi Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa –sallâllâhu aleyhi ve sellem– ‘e selam onun temiz pak ehli ehlibeytine, ashabına, ahbabına tüm ümmeti Muhammed’e.
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Müminler dergâhta, medresede, hangahta, toplanırlar. Yüce Allah’ın emirlerini, yasaklarını ve bizleri Rabbimize yaklaştıracak olan bütün amelleri orada konuşurlar, ilmi müzakereler yaparlar. Ümmetin inkişafı, birlik ve beraberliği, kardeşliği için istişareler yaparlar. Yanlışların düzeltilmesi hakikatin ortaya çıkması için ilmi çalışmalar yaparlar. Yüce Allah’ı zikrederler onu tesbih ederler.
Bu meclisler, İslam’ın inkişafı için hayati önem arz etmektedir. Cehaletin son bulması için hayati önem arz etmektedir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Hamd, âlemleri yoktan var eden, Hazreti Allah cc ‘a Salat ve Selam Resullerin en mükemmeli Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa –sallâllâhu aleyhi ve sellem–e Selam Onun aline, ashabına, ahbabına, ve tüm ümmeti Muhammed’e.
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Rivayet edildiğine göre, hükümdarın biri, dillere desten muhteşem bir saray yaptırmış. Öyle ki; her odası ayrı bir güzellik, ayrı bir sanat eseri olmuş. O devirde bulunan ustalar, sanatkârlar sanatını adeta konuşturmuşlar.
Kısacası, sarayın güzelliği anlatmakla bitirilemezmiş.
Hükümdar, bir gün veliyullahtan bir zatı yaptırdığı bu saraya davet etti. Davete icabet edip saraya teşrif eden bu mübarek misafirine, sarayın her tarafını kemali edeple gezdirdikten sonra, niyetini şu sözlerle anlattı.