
Teslimiyet Ve Tevekkül
Rahman ve Rahim olan yüce Allah’ın adıyla
Hamd âlemleri yoktan var eden Yüce Allah cc’a Salat ve selam, O’nun Habibi Resullerin En Mükemmeli, Efendimiz, Önderimiz ve Komutanımız Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) ‘ e O’nun temiz ehli beytine, Ashabına, Ahbabına, Dost ve Yaranına ve gülistanın da yetişen Evliyasına Alim ve ulamasına onun davetine uyan ve kıyamete kadar uyacak olan ümmeti Muhammed’e olsun.
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Bu hafta ki dersimizde teslimiyet ve tevekkül konusunu ele alacağız. Bir ehli irfanın teslimiyeti nasıl olmalı tevekkülü nasıl olmalı bunun ölçüleri nelerdir onu öğrenmiş olacağız.

Rahman ve Rahim olan yüce Allah’ın adıyla
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim
Sultanımız Gavsul Azam Seyyid Abdulkadir Geylani (k.s.) bir sohbetinde şöyle buyuruyor;
Yazıklar olsun sana! Sen halini bana gizliyorsun, ama o gizlenecek durumda değildir. Bir de tutup dünya peşinde olduğun halde, ahirete talip olduğunu söylüyorsun. Kalbinde olan bu heves alnında yazılıdır, sırrın aşikârdır. Elinde ki dinarın, altın kısmı gitmiş, gümüş kısmı kalmış sahte bir paradır. Bana böyle sahtekârlıkla gelme, ben bunun gibi sahtekârlıkları çok gördüm. Bana dürüst gel ki; bende o sahte parayı işleyeyim, gümüşünü ortaya çıkarayım. Geri kalanını atayım. Az olan iyi bir şey, çok olan kötü şeyden hayırlıdır. Altınını bana teslim et, ben basım ustasıyım, zira benim yanım da bunu işleyecek aletlerim var. Yaptığın riyadan, nifaktan dolayı tövbe et. Bu yaptığın riya ve nifakları itiraf etmekten çekinme. İhlaslı kişilerin çoğu, daha önce münafık kişilerdi.

Rahman ve Rahim olan Yüce Allah’ın adıyla
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim; bu akşamki dersimizde, Müslümanları çepeçevre saran, bir veba salgını gibi kuşatan, kronik bir hal almaya başlayan bir hastalıktan bahsedeceğim.
Bu hastalık ümmeti Muhammedîn birliğini, beraberliğini, kardeşliğini, ülfetini güç ve kuvvetini, bir ve beraberce yapılması gereken ideallerini yok etmeyi hedefine almıştır.
Onun için bu hastalıkla hepimiz var gücümüzle mücadele etmeliyiz ki; Allah’ın rahmeti, Allah’ın mağfireti, Allah’ın feyz ve bereketi bizle beraber olsun.
Kıymetli kardeşlerim:
Bu hastalık gıybet hastalığıdır. Gerçekten de bu hastalık ümmeti sarmıştır. Eğer mücadele edilmez ise, aramız da ki; kardeşliği, birlik ve beraberliği, huzur ve güveni yok edecektir. Gelin Allah rızası için gıybetsiz bir gün geçirmeye gayret edelim. Gıybet eden kardeşlerimizi de kırmadan, incitmeden, uyaralım. Bu konuda ki; sorumluluklarımızı yerine getirelim.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Ebu hüreyre (r.a.) rivayet edilen bir hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
“Başına bir iş geldiğinde;
Şayet şöyle yapsaydım, şöyle olurdu ‘ deme.
Fakat’ bu Allah’ın takdiridir ki, öyle olmasını diledi ve öyle yaptı’ de.
Çünkü keşkeler, şeytanın vesvese ve kandırmalarına yol açar.”1
Sevgili kardeşlerim;
Bir iş olup bittikten sonra ardından ah vah etmek “ keşke şöyle yapsaydım, keşke böyle yapmasaydım“ diye feryat etmenin hiçbir yararı yoktur.
Gerçekleşen iş yüce Allah’ın arzu ve isteği doğrultusunda gerçekleşmiştir. Yüce Allah’ımızın takdir ettiği bir şeyi kulun değiştirmeye gücü yetmez.
Taziye MesajıKadiri tarikatı, Halisiye kolu şeyhi, Hacı Hafız Mustafa Özgür Hocaefendi'nin Hakkın Rahmetine kavuştuğunu teessür ile öğrenmiş bulunuyoruz. Kendisine Allah'tan (cc) rahmet, bir cümle Mühibban ve Müridanlarına sabr-ı cemil niyaz eder, Allahü Zülcelale kendisine her türlü güzelliği bahşetmesi için dua ediyoruz.
İrfan Meclisi ve Kimder adına ;
Seyyid Şeyh Muhammed Karamani (ks)